banner149

banner138

banner143

banner150

banner152

banner31

banner151

Türkler Platformlara Reklamsız Dizi İzlemek İçin Üye Oluyor

Deloitte’un hazırladığı araştırmasına göre Türk tüketiciler Avrupa ortalamasından ayrışarak bilinçli şekilde abonelik modellerine yöneliyor.

Güncel 02.11.2022, 10:15 Melike Kaya Bayram
9
Türkler Platformlara Reklamsız Dizi İzlemek İçin Üye Oluyor

Abonelik, 17’nci yüzyılda ortaya çıkan bir kavram olmasına rağmen özellikle son yıllarda dijital platformların yükselişiyle günlük hayatın ayrılmaz parçası haline geldi. Pandemi dönemindeki kısıtlamalarla abone sayılarını artıran dijital platformları izleyenlerin sayısı 2020 yılında 3 milyarı aştı, 2023’te ise 3,5 milyara ulaşması bekleniyor.

Deloitte da her gün büyüyen aboneliğin gerçek potansiyelini ortaya çıkarmak için Türkiye ve 8 Avrupa ülkesinde(Almanya, Bulgaristan, Çekya, Fransa, Macaristan, Polonya, Romanya ve Slovakya) 9 bin müşteriyle ‘Abonelik Modellerinin Perde Arkası’ araştırmasını gerçekleştirdi.

Araştırma, hizmet, ürün ve platform olmak üzere üç farklı abonelik türüne üye olan kullanıcılar ile gerçekleştirildi.Şirketler kullanıcılara en ideal hizmeti sunabilmek amacıyla bu modelleri birleştirebiliyor. Müşterilerin bakış açısından bu durum, birkaç hizmet için tek ödeme ve tek sağlayıcı kullanarak daha iyi faydalar sağlayabileceği anlamına geliyor.

Hizmet sağlayıcılar bu karma modeli bir yandan müşteri etkileşimlerinin sıklığını artıracak bir faktör olarak görürken diğer yandan müşterilerin diğer abonelik sağlayıcılarına maruz kalma riskini azaltmak için kendi hizmet ekosistemlerini geliştirmenin de ilk adımı olarak görüyor.

Türkiye’de abonelik farkındalığı yüksek

Araştırmadan öne çıkan başlıklar şöyle:

  • Müşterilerin bakış açısına göre her düzenli ödeme bir abonelik olarak değerlendirilmiyor. Müşterilerin ortalama yüzde 42’si, örnekleri gösterilene kadar bir aboneliğe sahip olduğunun farkında değil. Türkiye’de ise farkındalık düzeyi Avrupa ortalamasına kıyasla yüksek. Türkiye’deki tüketicilerin sadece yüzde 27’si kendilerine bir örnek verilene kadar aboneliği olmadığını ifade ediyor. Araştırma yapılan ülkeler arasında en yüksek farkındalık oranı Türkiye’de. Türkiye’yi Almanya ve Polonya takip ediyor. Abonelik modeli ile bağdaştırılmayan en yaygın abonelikler altyapı hizmetleri (yüzde 77),telekomünikasyon/internet (yüzde 75), sigorta (yüzde 65) ve televizyon (yüzde 54) hizmetlerini içeriyor.
  • Türk tüketiciler arasında en çok tercih edilen abonelik türleri telekom/internet aboneliği ve e-ticaret abonelikleri (hazır giyim, gıda ürünleri, kozmetik, kişisel ve ev bakım).
  • Türkiye’de aboneliğe karar verilmesinde en önemli faktör finansal teşvikler (yüzde 49). Hizmetlere erişimde kolaylık (yüzde 45) ve premium hizmetlere erişim (yüzde 39) bunu takip ediyor.

Dijital hizmetlere abone olma nedeni reklam seyretmek istememek

  • Türkiye’den araştırmaya katılan müşteriler, geleneksel hizmetler, hızlı tüketim ürünleri ve dayanıklı ürünlerde abonelik nedenini para tasarrufu olarak açıklıyor. Dijital hizmetlere abone olmanın en büyük nedenini araya reklam girmemesi (yüzde 51) olarak açıklayan tüketiciler,ikinci sırada ise para tasarrufu (yüzde 40) olduğunu belirtiyor.Platformlarda ise katılımcıların yüzde 77’si özel tekliflere erişim için abone olduğunu belirtiyor, ikinci sırada ise yüzde 55 ile premium müşteri olarak görülmek yer alıyor.
  • Abonelikten vazgeçmede Türk tüketicilerin ilk nedeni, ihtiyaç duyduklarında satın almayı tercih etmeleri (yüzde 55). Satın alma işlemini gerçekleştirdikten sonra abone olmaktan vazgeçiyorlar. Bu oran da Avrupa ortalamasının üzerinde. Abonelikten vazgeçme nedenleri arasında faydalı olacağına inanmamak (yüzde 37) ve taahhüt vermekten hoşlanmamak (yüzde 33) da üst sıralarda yer alıyor.
  • Türkiye’den araştırmaya katılanların yalnızca yüzde 6’sı hiçbir şeyin kendilerini abonelik satın almaya ikna edemeyeceğini belirtirken, Avrupa ülkelerinde bu oran üç katından fazla (yüzde 21). Y Kuşağı’ndan itibaren artan yaşla birlikte abonelik almayı kesinlikle düşünmeyenlerin oranı artıyor. Özellikle Baby Boomer Kuşağı’nda bu oran yüzde 15’e yükseliyor. Avrupa’da ise aynı kuşak çok daha çarpıcı şekilde yüzde 39 oranında abonelik almayı kesinlikle düşünmüyor.
  • Yapılan araştırma, Türk müşterilerin yalnızca yüzde 28’inin abone olduktan sonra benzer hizmet, ürün ve platformlara harcadıkları zamanı veya kullanımı azalttığını ortaya çıkarıyor. Ayrıca, Türkiye’deki abonelerin yaklaşık yarısı, daha fazla zaman geçirmeye veya diğer sağlayıcıların alternatiflerini daha sık kullanmaya başlıyor. Bu da aboneliğin diğer sağlayıcılar hakkında merak uyandırdığını veya bu tür hizmetlere yönelik alışkanlıklar oluşturduğunu gösteriyor.

Hakan Göl: Birçok hizmeti bir arada sunan şirketler öne çıkacak

Güçlü rekabet ortamında aboneliği iş modeli olarak tanıtmanın başarıyı garanti etmeyeceğini söyleyen Deloitte Türkiye Danışmanlık Hizmetleri Lideri Hakan Göl, işletmelerin geleceğe hazırlıkta rekabette bir adım önde olmalarını sağlayacak değeri marjinal olarak nasıl sunabileceklerini düşünmeleri gerektiğinin altını çizdi. Y ve Z kuşaklarının aboneliklere en açık olanlar olduğunu belirten Göl, “Bu kuşakların en öncelikli müşteri segmentleri olacağı açık. Kullanıcılar her geçen gün artan sayıda hizmete abone oluyor.Gelecek dönemde bu hizmetleri birleştiren şirketler, rekabette çok avantajlı duruma geçecekler” dedi. Göl başarılı abonelik modeli sunabilmek için değerlendirilmesi gereken kritik konuları şöyle sıraladı:

-        Şirketler tekliflerinin abonelik potansiyeli olup olmadığını iyi analiz etmeli.

-        Sundukları ürünün sağladığı kolaylık (veya önlediği rahatsızlık) net bir şekilde ortaya konmalı.

-        Rekabetten ayrışan, oyunu kazandıracak değer önerisi ve buna uygun bir fiyatlandırma stratejisi belirlenmeli.

-        Kişiselleştirilmiş deneyimler sunulmalı.

-        Kullanıcılara erişim kolaylığı sağlayacak hizmet ekosistemi oluşturulmalı.

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner140
Günün Anketi Tümü
Sektörel dergiler okunuyor mu?
Sektörel dergiler okunuyor mu?
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Fenerbahçe 13 29
2. Galatasaray 13 27
3. Adana Demirspor 13 24
4. Konyaspor 14 24
5. Başakşehir 13 24
6. Kayserispor 14 23
7. Trabzonspor 13 23
8. Beşiktaş 13 22
9. Alanyaspor 14 17
10. Gaziantep FK 13 16
11. Antalyaspor 12 16
12. Giresunspor 13 15
13. Kasımpaşa 13 15
14. Hatayspor 13 14
15. Karagümrük 13 13
16. Ankaragücü 13 13
17. Sivasspor 14 11
18. İstanbulspor 13 8
19. Ümraniye 13 7
Takımlar O P
1. Eyüpspor 16 37
2. Samsunspor 15 27
3. Rizespor 14 25
4. Pendikspor 14 25
5. Bodrumspor 15 25
6. Keçiörengücü 14 25
7. Boluspor 14 25
8. Bandırmaspor 15 24
9. Manisa FK 14 23
10. Sakaryaspor 16 22
11. Altay 14 18
12. Adanaspor 14 17
13. Göztepe 13 17
14. Tuzlaspor 15 16
15. Erzurumspor 15 14
16. Altınordu 15 12
17. Ö.K Yeni Malatya 15 11
18. Gençlerbirliği 15 7
19. Denizlispor 15 6
Takımlar O P
1. Arsenal 14 37
2. M.City 14 32
3. Newcastle 15 30
4. Tottenham 15 29
5. M. United 14 26
6. Liverpool 14 22
7. Brighton 14 21
8. Chelsea 14 21
9. Fulham 15 19
10. Brentford 15 19
11. Crystal Palace 14 19
12. Aston Villa 15 18
13. Leicester City 15 17
14. Bournemouth 15 16
15. Leeds United 14 15
16. West Ham United 15 14
17. Everton 15 14
18. Nottingham Forest 15 13
19. Southampton 15 12
20. Wolves 15 10
Takımlar O P
1. Barcelona 14 37
2. Real Madrid 14 35
3. Real Sociedad 14 26
4. Athletic Bilbao 14 24
5. Atletico Madrid 14 24
6. Real Betis 14 24
7. Osasuna 14 23
8. Rayo Vallecano 14 22
9. Villarreal 14 21
10. Valencia 14 19
11. Mallorca 14 19
12. Real Valladolid 14 17
13. Girona 14 16
14. Almeria 14 16
15. Getafe 14 14
16. Espanyol 14 12
17. Celta Vigo 14 12
18. Sevilla 14 11
19. Cadiz 14 11
20. Elche 14 4

Gelişmelerden Haberdar Olun

@